BESLENME

GÜLÜMSE'DE BESLENME

Aylık Beslenme Programı

Yuvamız ögrencilerinin, günlük beslenmeleri için gerekli olan protein, karbonhidrat, vitamin ihtiyaçları düşünülerek yemek listesi hazırlanmaktadır. Sabah kahvaltısı, Ögle yemeği, İkindi kahvaltısı olarak hazırlanmış olan yemek listesi her ayın başında velilerimize verilmektedir.
Hijyenik şartlara uygun olan mutfağımızda tamamen doğal ve sağlıklı ürünler kullanılarak hazır yiyecek, dondurulmuş, konsantre, koruyucu maddeler içeren yiyeceklerden uzak durarak yemeklerimiz aşçımız tarafından yapılmaktadır. Gıda alışverişimiz belirli kuruluşlardan alınmakta , gıdaların son kullanım süreleri özenle dikkat edilmekte ve takip edilmektedir.Gıdalar saklama koşullarına uygun saklanmakta diğer malzeme ( kırtasiye deterjan vb.) yanında bulunmamasına özen gösterilmektedir. Yapılan her yemekten günlük olarak numune saklanmaktadır. Mutfakta kullanılan materyalin(tencere,tava,kaşik,rende vb..)hijyen kurallarına uygun temizlenmesi,saklanması sağlanmaktadır.Aşçı temiz, sağlık kurallarına uygun, beyaz aşçı kıyafetini her gün temiz olarak giymekte ve eldiven,bone,kullanmaktadır.Sağlık muayeneleri düzenli yapılmaktadır. Yemek saatlerinde çocuklarımız yemek salonumuzda ögretmenleri ile birlikte yemeklerini yemektedirler.

BESLENME PROBLEMLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Çocuklarda Beslenme Sorunları :

Tüm çocuklar 1. yılın sonunda doğal olarak günde 3 öğün beslenme şekline alışır. Birinci yılın sonunda ve 2. yılda büyüme hızında azalamaya bağlı olarak kalori gereksinimi azalır. Bazı yiyeceklere, ya da tüm yiyeceklere karşı geçici ilgi azlığı ortaya çıkar. Çocuklardaki bu özelliğin bilinmesi, ailelerin çocuğu gereksiz yere yemeye zorlanmalarını engelleyebilir. Beslenme şeklinde kişisel ve ailesel alışkanlıkların etkisi büyüktür. İki-beş yaş arasında ortaya çıkan beslenme sorunları genellikle ailelerin yeme açısında aşırı ısrarcı olmasından ve endişelenmesinde kaynaklanmaktadır.

Çocuklarda İştahsızlık:

İştah, bir yemeğin zevkle, neşeyle ve arzu edilerek yenmesidir.
Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın var olup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle-grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları gibi bir rahatsızlık çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde yiyecek verirken çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur.Hastalık sırasında çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir yararı yoktur. İştahla ilgili olarak ebeveynlerin bilmeleri gereken en önemli şey çocukların bireysel farklılıklar gösterdikleridir. Bu nedenle de başka çocuklara bakarak, onların yemek yeme davranışı ile kendi çocuğunuzun yemek yemesini kıyaslamak, çocuğunuzun daha az yediğini düşünmenize neden olabilir.

Neler Yapılabilir?

Bazı çocukların iştahlı bazı çocukların iştahsız olmaları pek çok nedene bağlı olabilir.

Çocuğu iştahlı ya da iştahsız yapan nedenle arasında, onların iç dünyalarında yaşadıkları şeyler büyük önem taşır. Çocuğun yaşantısındaki endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi olumsuz, ya da aşırı sevinç, heyecan gibi olumlu herhangi bir duygu onun iştahını kesebilir. Bu nedenle iştahsız bir çocuk için öncelikle organik bir rahatsızlığın olup olmadığı araştırılırken diğer yandan duygusal bir sorunun, farklı bir duygu halinin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.

İştahsız çocuk karşısında neler yapılabilir?

Her şeyden önce çocuğa sofrada yemek yemesi için zor kullanılmamalıdır. Her çocuğun kendine özgü yemek yeme kapasitesi olduğundan çocuk daha fazlasını yiyemez. Çocuğun yemesi konusunda ısrarcı olunduğunda çocuk kendisine fazla gelen gıdayı çıkartılabilir.
Her çocuğun büyüme oranıyla ilgili olarak yemek yeme miktarı vardır. Örneğin, yıllar ilerledikçe başlangıçta alınan yiyecek miktarı azalabilir. Erinlik ve ergenlik döneminde ise iştah yeniden artabilir.
Yemek zamanından önce çocuğa verilen şekerlemeler, çikolatalar, cips vb abur cubur gıdalar da iştahı engelleyebilir. Ancak, çocuk acıktığında yemek zamanını beklemeden ona yemeğini vermek gerekir. Acıkan çocuğa ısrarla yemek zamanını beklemek onun iştahının kaçmasına neden olabilir. Henüz yemeği hazır olmamış çocuğa, alması gereken gıdalardan bir miktar verilerek iştahının kaçmamasına yardımcı olunabilir.
Sofrada çocuğu olabildiğince kendi haline bırakmak ve kendisinin yemek yemesine olanak tanımak, evi kirletmemesi ve çeşitli kurallara uyması yönünde onu zorlamamak çocuğun yemek davranışına karşı daha olumlu tutum geliştirmesini kolaylaştırabilir. Bazen iştahsızlığın altında, çocuğun yemek yeme karşısında yaşadığı zorlamalar ve baskılar geliyor olabilir ve bu müdahaleler nedeniyle çocuk yeme isteğinden uzaklaşmış olabilir.

Çocuğun sofrada oyalanması ve yemeğini ağır yemesi karşısında tepki göstermemek en iyisidir. Bu arada çocukla konuşmak, hikayeler anlatmak, şakalar yapmak da onun yemek yemesini zevkli hale getirebilir.
Küçük çocukların istediği gıdaları ve onların gereksinimleri olan gıdaları bilerek tertiplenen yemek listeleri onları sağlıklı tutacaktır. Çocuğa değişik alternatifler sunmanın yanında alınması gereken gıdaları süsleyerek göze daha hoş hale getirmek, çeşitlendirmek onların istemedikleri gıdalara karşıda olumlu davranmalarına yardımcı olabilir. Amaç çocuğun çok yemek yemesi değil arzu edilen ve onun için gerekli olan gıdaların alınmasıdır.
Aile bireylerinin birbirleriyle olan ilişkilerinin de çocuğun iştahı üzerinde önemli etkisi vardır. Evde yaşanan gergin bir hava, tartışma ortamı çocukların iştahlarının kesilmesi için yeterli bir neden oluşturabilir. Yine bu bağlamda çocukların, çok sevdiği büyüklerinin üzüntülerinden de etkilendikleri ve iştahlarının kesildiği unutulmamalıdır. Bu nedenle yaşanan sıkıntı ve üzüntüleri çocuğa hissettirmemeye çalışmak önemlidir.

Bazen çocukluk kıskançlıkları da iştahı olumsuz olarak etkileyebilir. İştahsızlık sorununda bu durum varolup olmadığı da dikkate alınmalıdır. Bazı çocuklar sürekli olarak dikkati üzerlerine çekmek istediklerinden iştahsızlık onlar için bir kazanç halini alabilir. Diğer yandan küçük bir kardeşin varlığı ve annenin onun beslenmesiyle ilgilenmesi de çocuğun yemek yemeye karşı tavır almasına ve yemeğinin anne tarafından verilmesini istemesine yo açabilir.
Anneleri yada babaları tarafından dövülen ve sık azarlanıp eleştirilen çocuklarda da iştahsızlık görülebilir. Çocuk yemek yemeyerek büyüklerini cezalandırmak istiyor olabilir. Yemek yemediğinde anne yada babasının üzüldüğünü gören çocuk bundan zevk alabilir ve kızdığında ebeveynlerini üzmek için bu yola başvurabilir.
Yemek sırasında olumsuz, üzücü ve rahatsız edici olaylardan söz etmek, onların yaramazlıklarını ve hoşlanmadığınız yanlarını dile getirmek, eleştirmek, ayıplamak yada suçlamak çocukların lokmalarını boğazlarına dizebilir. Yemek sırasında rahatsız edici durum ve konuşmalardan kaçınmak gerekmektedir.

Çocuğun tabağına yiyebileceği kadar yemek koymak, bazen de azar azar yemek koyarak tabaktaki yemeğin her bitişinde çocuğu taktir etmek onun yemek yeme davranışının pekişmesine yardımcı olabilir.
Çocukların iştahlı olmalarını sağlamada bir yol da onların açık havada zaman geçirmelerini sağlamaktır. Temiz hava ve dışarıda yapılan gezinti yada oyun çocukların iştahının arttırılmasına yardımcı olabilir.
Çocuğun süt içiyor olması ve süt ile doymuş olması nedeniyle yemek yemeye fazla istekli olmadığı durumlar iştahsızlıkla karıştırılmamalıdır.Bu durumda verilen süt miktarını biraz azaltmak sorunun çözümüne yardımcı olabilir.
Yemeklerin lezzetli ve iyi pişirilmiş olmalarına özen göstermenin yanında soğuk ve aşırı sıcak almamalarına da dikkat etmek gerekir.
Yemek sırasında yemek yeme usul ve kurallarına ilişkin uzun konuşmalar yapmamak,ikazları müşfik ve sempatik bir biçimde yapmak çocuğun yemek yemeye karşı daha olumlu davranmasını sağlayabilir.
Çocukların beslenme olayına 1 yaşından önce katılmasına izin verilmelidir.Çocuklar 6.ayda şişeyi, 8-9.ayda bardağı ve 10-12.ayda kaşığı tutabilirler.Kendi kendine beslenme,çocukların kendilerine olan güvenin artmasını sağlar ve sorumluluk almasında olumlu etkisi olur.İkinci yaştan itibaren çocuklara kendi başlarına beslenmeleri açısından mutlaka sorumluluk verilmeli.

Designed by TELMAR